Müşterilerinizden gelen soruları hemen cevaplayıp onlara yardımcı olmak, rakiplerinizin yaptığı hamleleler hakkında anında bilgi sahibi olmak, soyal medyada markanız anıldığında bildirim almak, sektörünüzü ilgilendiren bir gelişme olduğunda e-posta almak, tüm ürün kataloğunuz için görsel ve videolar hazırlamak ve daha niceleri... Otomasyon sistemleri iş dünyasının yeni büyük trendi olmaya doğru emin adımlarla ilerliyor.
Üretken yapay zeka araçları ile işlerinizi nasıl otomatize edebileceğinizi anlatan bir seri hazırlamaya karar verdik, serimizin ilk yazısında konuya bir giriş yapıp adım adım birlikte otomasyon işlemlerini yapmayı planlıyoruz.
"Çağları kapatıp açan devrim otomasyona dayanmıyor mudur?" diye bir soru ile başlamak istedim. Hemen kısaca bir bakış atalım;

Bugün teknoloji çağında otomasyon, yalnızca mühendislerin ya da yazılımcıların alanı olmaktan çıktı. LLM’ler ve üretken yapay zekâ araçları sayesinde artık herkes işlerini kısmen ya da tamamen otomatikleştirebiliyor. Gündelik görevlerden profesyonel süreçlere kadar birçok alan, sıradan kullanıcıların bile kolayca kurabileceği akıllı sistemlerle dönüştürülüyor. Çok da uzatmadan neler yapabileceğinizi birkaç örnekle anlatarak heyecanınızı arttırmak istedim;
Evet, artık bunların hepsini sürükle-bırak mantığıyla yapmak mümkün. Daha da ötesi, yapay zekâya sadece akışı tarif edip otomasyonu sizin yerinize kurmasını istemek bile mümkün hale geldi. Otomasyon artık yazılım bilenlerin ayrıcalığı değil; herkesin birkaç dakikada kendi dijital asistanını oluşturabileceği bir döneme girdik. Üstelik bu değişim olağanüstü bir hızda gerçekleşiyor.
Sadece son bir yıl içinde, n8n gibi otomasyon platformları milyarlarca dolar değerlemelere ulaştı. Bu da gösteriyor ki artık herkes kendi “küçük ekibini” yazılım yerine otomasyonlardan oluşturuyor. ChatGPT’nin geçtiğimiz haftalarda kendi otomasyon aracını duyurması da bu dönüşümün geldiği noktayı net biçimde ortaya koyuyor: yapay zekâ artık yalnızca düşünen değil, aynı zamanda yapan hale geliyor.
Bu yeni dönemde karşımıza çıkan araçlar — n8n, Make, Zapier ve ChatGPT’nin yeni otomasyon sistemleri — günlük iş akışlarımızı dönüştürme gücüne sahip. Şimdi gelin, bu araçlardan özellikle açık kaynak yapısı ve esnekliğiyle öne çıkan n8n’i yakından tanıyalım.
n8n, en basit tanımıyla kod yazmadan karmaşık iş akışlarını otomatikleştirmenizi sağlayan açık kaynaklı bir otomasyon platformudur. Adını “nodemation” kelimesinden alır — yani “node” (düğüm) ve “automation” (otomasyon) kavramlarının birleşiminden. Her adım bir “node” olarak temsil edilir; bu sayede karmaşık sistemleri bile sürükle-bırak mantığıyla görsel olarak oluşturabilirsiniz.
Örnek bir n8n Worklfow'u

Bugün yüzlerce farklı uygulama n8n ile entegre çalışabiliyor: Gmail, Slack, Notion, Google Sheets, OpenAI, Discord, WordPress, WhatsApp, Telegram, Trello ve daha yüzlercesi. Yani bir uygulamada gerçekleşen olayı diğerinde otomatik bir eyleme dönüştürebilirsiniz.
n8n’in diğer otomasyon araçlarından en büyük farkı açık kaynak olmasıdır. Bu sayede hem kendi bilgisayarınızda barındırabilir hem de özel veri politikalarınıza uygun şekilde özelleştirebilirsiniz. Gizlilik ve güvenlik endişelerinizi bu şekilde ortadan kaldırabilirsiniz. Üstelik geliştiriciler için n8n, yeni “node”lar (bağlantı modülleri) ekleyerek sistemi genişletebilecekleri esnek bir yapıya sahiptir. Tabi dilerseniz tamamen onların sunucularında da işlemlerinizi yapabilirsiniz.
Peki nasıl dediğinizi duyabilir gibiyiz buna serimizin ikinci yazısında devam etmeyi planlıyoruz. Diğer yazımızdan haberdar olmak için bizi alt bölümdeki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

